Haber Özeti: Ons altının 4912 dolar, gram altının ise 6832 TL ile zirve yaptığı 22 Ocak’ta ALTIN.S1 sertifikası %1,98 düşerek 86,74 TL’ye geriledi. Borsadaki altın fiyatının spot piyasaya göre taşıdığı aşırı yüksek prim, kurumsal yatırımcıların kâr realizasyonu yapmasıyla birlikte sert bir düzeltmeye neden oldu.
Altın Fiyatları Rekor Kırarken Borsada Neden Kayıp Yaşandı?
Küresel ekonomide ons altın fiyatı %1,80 artışla 4912 dolar seviyesine ulaşarak tarihi bir eşiği aşarken, yurt içindeki gram altın da %1,68 yükselişle 6832 TL’ye tırmandı. Ancak bu pozitif rüzgara rağmen Borsa İstanbul’da işlem gören Darphane Altın Sertifikası (ALTIN.S1), günü %1,98 değer kaybıyla 86,74 TL seviyesinde kapattı. Bu durum, piyasada ‘prim köpüğü’ olarak adlandırılan ve sertifika fiyatının spot fiyatın çok üzerine çıkmasından kaynaklanan dengesizliğin bir sonucudur.
22 Ocak Perşembe günü piyasadaki likidite akışını incelediğimizde, tam 5.539.632.000 TL tutarında devasa bir işlem hacmi gerçekleştiğini görüyoruz. Fiyat üzerindeki baskının ana kaynağı Halk Yatırım üzerinden yapılan yaklaşık 66,7 milyon TL’lik net satışlar oldu. Alım tarafında QNB Yatırım %37’lik payla piyasayı desteklemeye çalışsa da, Midas Menkul üzerinden dönen 24,5 milyon adetlik yoğun trafik, yatırımcıların yüksek primli bu enstrümandan bir miktar uzaklaştığını kanıtladı.
Altın Sertifikası ile Fiziki Gram Altın Arasındaki Makas Riskli mi?
Borsa yatırımcısı için en kritik veri, sertifikanın temsil ettiği altın miktarı ile piyasa fiyatı arasındaki uçurumdur. 22 Ocak verilerine göre 86,74 TL’den kapanan bir sertifika, aslında gram altını 8674 TL’den fiyatlamaktadır. Ancak aynı saatlerde serbest piyasada gram altın 6832 TL’dir. Bu tablo, borsadan altın alan bir vatandaşın fiziki altına göre %27 oranında daha fazla maliyete katlandığını gösteriyor. Geçen yılın aynı döneminde bu farkın sadece %3-5 bandında seyrettiği hatırlanırsa, mevcut prim oranının yatırımcı güvenliğini tehdit eden bir boyuta ulaştığı söylenebilir.
Analistler, BIST100 endeksinin %0,97 yükselişle 12851 puana ulaşarak rekor tazelediği bir ortamda, yatırımcıların nakit ihtiyacını karşılamak veya hisse senedi piyasasındaki fırsatları değerlendirmek amacıyla yüksek primli sertifikalardan çıkış yaptığını belirtiyor. Uzmanlar, daha önce Hazine ve Maliye Bakanlığı yetkililerinin de işaret ettiği gibi, dijital altın yatırımlarında maliyet analizinin sadece ekrandaki fiyata göre değil, spot piyasa karşılığına göre yapılması gerektiği konusunda uyarıyor.
ALTIN.S1 İşlemlerinde Hangi Aracı Kurumlar Belirleyici Oldu?
Günün kazanan ve kaybeden taraflarını belirleyen kurumsal hareketlerde, QNB Yatırım net alıcı tarafında 947 bin adetlik işlemle liderliği üstlenerek piyasada dengeleyici bir rol oynadı. Buna karşın, Halk Yatırım‘ın 768 bin adetlik net satışı fiyatı 86,74 TL seviyesine kadar geri itti. Özellikle Midas Menkul‘ün hem alış hem satış tarafında on milyonlarca lotu bulan hacmi, bireysel yatırımcıların sertifika üzerindeki günlük al-sat iştahının hala diri olduğunu ancak kâr alma eğiliminin ağır bastığını gösteriyor.
| Aracı Kurum | Net İşlem Yönü | İşlem Miktarı (Adet) | Hacim Payı (%) |
|---|---|---|---|
| QNB Yatırım | Net Alıcı | 947.479 | %37 (Net Alım) |
| Halk Yatırım | Net Satıcı | -768.318 | %30 (Net Satış) |
| Midas Menkul | Hacim Lideri | 24.591.799 | Toplam Trafik |
Darphane Altın Sertifikası Yatırımcısını Neler Bekliyor?
2022 yılının sonunda vatandaşların yastık altındaki varlıklarını finansal sisteme kazandırmak amacıyla ihraç edilen bu sertifikalar, borsa üzerinden kolayca altın sahibi olma imkanı sunmuştu. Ancak 2024 ve 2025 yıllarındaki yoğun talep, arzın yetersiz kalmasıyla birleşince bu enstrümanı spot piyasadan tamamen kopardı. Tarihsel olarak bakıldığında, Darphane sertifikalarının fiziki altına dönüşüm hakkı bulunsa da, aradaki %27’lik fark bu hakkın kullanımını mevcut şartlarda mantıksız kılıyor.
Gelecek dönemde, küresel ons altın fiyatları yükselmeye devam etse bile sertifikadaki bu prim farkının kapanma (makas daralması) ihtimali, sertifika sahipleri için ‘yatay’ veya ‘negatif’ bir seyir riskini barındırıyor. Vatandaşların, 6832 TL’lik gram altını 8674 TL maliyetle borsadan alırken bu fiyat köpüğünün sönme ihtimalini göz önünde bulundurması gerekiyor. 22 Ocak’taki 5,5 milyar TL’lik hacim, piyasanın bu dengesizliği rasyonelleştirme çabasının ilk ciddi sinyali olarak okunabilir.


