Haber Özeti: Gayrimenkul pazarlamasında net ve brüt alan ayrımının belirsizliği, alıcılara ‘ayıplı mal’ gerekçesiyle sözleşmeden cayma ve tazminat davası açma hakkı veriyor. Uzmanlar, otopark ve asansör paylarının daireye dahil edilmesine karşı vatandaşları tapu projesini incelemeye çağırıyor.
DAİRENİN GERÇEK BOYUTU NASIL ANLAŞILIR?
Konut arayışındaki vatandaşların en sık karşılaştığı engel, ilanlarda kullanılan brüt metrekare ifadesinin dairenin iç hacmini yansıtmamasıdır. Satıcılar, binanın toplam inşaat alanındaki hisseleri konutun içine dahil ederek yanıltıcı bir genişlik algısı oluşturabiliyor. Özellikle lüks sitelerde sosyal tesis ve yangın merdiveni gibi ortak alan payları eklendiğinde, ilandaki 100 metrekarelik bir birim, süpürülebilir alan bazında 75 metrekareye kadar düşebiliyor.
Mağduriyet yaşamamak adına satın alma öncesinde profesyonel bir ekspertiz desteği almak büyük önem taşıyor. Geçen yılın istatistiklerine göre, konut alımı sonrası metrekare uyuşmazlığı nedeniyle açılan davaların sayısında %20’lik bir artış gözlemlendi. Bu durum, alıcının sadece duvarların içindeki boşluğa değil, aslında hiç kullanmayacağı ortak alan metrekarelerine de yüksek bedeller ödemesi anlamına geliyor.
YANILTICI İLANLAR HUKUKİ OLARAK NASIL CEZALANDIRILIYOR?
Satış vaadi ile teslim edilen mülk arasındaki farklar, Türk Borçlar Kanunu ve Tüketici Kanunu uyarınca doğrudan ayıplı ifa kapsamına giriyor. Eğer bir daire vadedilen metrekareden daha küçükse, alıcı satış bedelinde indirim talep edebileceği gibi, ödediği kaporayı geri alarak anlaşmayı tamamen feshedebilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatları, bu tarz durumlarda ispat külfetini satıcıya yükleyerek tüketicinin korunmasını esas alıyor.
Tazminat süreçleri sadece maddi farkla sınırlı kalmayıp, alıcının bu süreçte uğradığı fırsat maliyetlerini de kapsayabiliyor. 2026 yılı itibarıyla sıkılaşan denetimlerle birlikte, ilan sitelerinde gerçek dışı metrekare bilgisi veren emlak ofislerine ağır idari para cezaları uygulanmaya başlandı. Vatandaşın imza atmadan önce mutlaka belediyedeki mimari projeyi sorgulaması, ileride yaşanacak yasal süreçlerin önüne geçebilecek en kritik adımdır.
İSTANBUL EMLAK ODASI BAŞKANI’NDAN HANGİ UYARILAR GELDİ?
İstanbul Emlak Odası Başkanı Nizamettin Aşa, konut piyasasındaki hareketlilikle beraber alıcıların sadece görsel sunumlara aldanmaması gerektiğini vurguluyor. Aşa’ya göre, bir taşınmazın değeri sadece oda sayısıyla değil, net kullanım alanının birim maliyetiyle ölçülmeli. Alıcıların ellerinde bir şerit metre ile evi bizzat kontrol etmeleri ve satıcının beyanlarını yazılı bir taahhüt olarak talep etmeleri en sağlıklı yöntem olarak öne çıkıyor.
Konutun gerçek boyutunun gizlenmesi, sadece ilk alım aşamasında değil, mülkün ilerideki satışında da problem yaratıyor. Yanlış metrekare üzerinden vergilendirilen veya kredi çekilen evler, mülkiyetin devrinde hukuki engellere takılabiliyor. Tarihsel süreçte metrekare karmaşasının aşılması için ‘net alan’ zorunluluğu getirilmiş olsa da, piyasadaki bazı satıcıların bu boşluğu hala kendi lehlerine kullanmaya çalıştığı görülüyor.
KONUT ALIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN TEKNİK DETAYLAR
Gayrimenkul sektörünün şeffaflaşması adına geçmişte yürürlüğe giren yönetmelikler, ilanlarda brüt ve net alanın ayrı ayrı belirtilmesini zorunlu kılıyor. Ancak bu kurallara uymayan ilanların yaygınlığı, alıcıyı her zaman tetikte olmaya zorluyor. Bir konutun yatırım değerini belirleyen asıl unsur, duvarların içindeki yaşam alanıdır. 2026 konut piyasası trendleri, artık tüketicinin daha bilinçli olduğunu ve sadece ‘brüt’ rakamlara bakarak karar vermediğini gösteriyor.

